Data-Informed Liderlik
- 2 Mar
- 1 dakikada okunur
Eğer insanlara ne istediklerini sorsaydım daha hızlı at arabası cevabını alırdım.
Henry Ford’u değilse de bu sözünü çok severim. Çünkü veri size geçmişi anlatır, ama geleceği tek başına tasarlayamaz.
Bugün şirketler Data-Driven olma peşinde koşarken, tam da bu tuzağa düşüyor. Liderler, Excel tabloları arasında boğulurken asıl inovasyonu, yani arabayı kaçırıyor.
Buna "Dijital Obezite" deniliyor. Çok fazla bilgi tüketiyoruz ama bunu karara dönüştüremiyoruz.

Karar Verme Krizi: Yöneticilerin %85'i, ellerindeki veri miktarının çokluğundan dolayı karar verirken acı ve bunalım hissettiklerini itiraf ediyor. Veri, güven vermek yerine anksiyete yaratıyor (Kaynak: Oracle, The Decision Dilemma Global Study, 2023).
Çöpe Giden Milyarlar: Şirketlerin topladığı verilerin %55'i Dark Data statüsünde. Yani toplanıyor, saklanıyor, maliyet yaratıyor ama asla kullanılmıyor. Bilgi değil, dijital çöp biriktiriyoruz (Kaynak: Splunk, The State of Dark Data Report).
Analiz Felci (Analysis Paralysis): Büyük veri projelerinin %60’ı (Gartner'a göre bazı durumlarda %80 hatta), operasyonel hale gelemeden başarısız oluyor. Çünkü ekipler veriyi analiz etmekten, aksiyona geçmeye vakit bulamıyor
Peki, çözüm ne?
Data-Driven olmayı bırakıp, Data-Informed liderliğe geçmek zorundayız. Aksi durumda özellikle yapay zeka projelerinin başarıyla sonuçlanma ihtimalini görmüyorum.
Her şeyi ölçmeyin: Sadece stratejik hedefinize hizmet eden KPI'lara odaklanın.
Sezgiyi öldürmeyin: Veri size ne olduğunu söyler, insan sezgisi ise neden ve nasıl sorularını cevaplar. İşte sezgi konusunda yapay zekayı da karar alma noktasına konumladırırsanız en iyi çıktıyı o zaman elde edebilirsiniz.
Hız > Mükemmellik: %100 veriyi beklemek yerine, %70 veriyle karar alıp yolda düzeltmek her zaman daha karlıdır.




Yorumlar